Tunahan sadece sahnede numara yapan biri değil…
İzleyicisinin nabzını tutan, salonun enerjisini okuyup oyunu misafirlerinin enerjisiyle şekillendiren gerçek bir hikâye anlatıcı ve ilüzyon sanatçısı…
İllüzyonu mekanik bir gösteriden çıkarıp, herkesin içten içe “acaba şimdi ne olacak?” diye merak ettiği bir oyuna dönüştürüyor.
Dubai’den Abu Dhabi’ye, Türkiye’den farklı salonlara kadar uzanan sahne yolculuğunda en çok sevdiği şey hep aynı kaldı:
İnsanların şaşırdığı o bir saniyelik sessizlik.
O sessizliğin ardından gelen kahkaha, alkış ve “nasıl yani?” bakışları onun için sahnenin gerçek büyüsü.
Tunahan’ın gösterilerinde sihir, seyircinin üstüne gelmez;
seyirci sihrin içine çekilir.
Bir kartın kayboluşu, Teddy’nin aniden “zihin okuması”, bir anda salona yayılan kahkaha… Bunlar onun sahnesinde birer illüzyon değil; birlikte kurulan atmosferin parçaları.
Çocuklarla kurduğu doğal bağ , yetişkinlerle kurduğu samimi iletişim, sahnelediği şovlar zekice ve mizah dolu.
Her yaştan izleyiciye aynı anda temas eden bu dil, onu “gösteri yapan biri” olmaktan çıkarıp “salonu bir arada tutan merkez” haline getiriyor.
O, sanki şovunu göstermek için değil; dünyasındaki ruhunu hissettirmek için sahnede.
Çünkü sahneye numaralarını değil, içindeki ruhunu taşıyor…
Ve sihir işte tam o anda doğuyor.”


